http://www.hastanerandevu.gov.tr/Randevu/ MAKALELER SAYFASI
TGRT BELGESEL


TGRT HABER
Bumerang - Yazarkafe
BU DERT ORTAKLIĞI İLE, BAŞLAYAN DOSTLUKLARA
YELKEN AÇAN BİR GEMİ OLACAK BU SAYFALAR.
NAMAZ VAKİTLERİNİ EN ÖNEMLİSİ DE İMSAK VAKİTLERİNİ YUKARIDAKİ TAKVİME GÖRE DİKKAT EDER VE O GÖSTERİLEN SAATLARE İLTİFAT EDERSENİZ ÇOK ÇOK İYİ EDERSİNİZ. ALLAHU TEALA SİZLERİ KORUSUN AMİN. BİZİ DE KORUMASI İÇİN HEP DUA EDİYORUZ. SİZLERİN DE DUALARINIZI BEKLERİZ.
http://www.hastanerandevu.gov.tr/Randevu/

7 Kasım 2020 Cumartesi

NURİYE TEYZEMİN VEFATI

İNSANLARIN DÜŞÜNCELERİYLE, HEMDERT OLACAĞIM. BU DERT ORTAKLIĞI İLE, BAŞLAYAN DOSTLUKLARA YELKEN AÇAN BİR GEMİ OLACAK BU SAYFALAR.
 

2 HAZİRAN 2006 

CUMA 
Muratoba Köyü, Bursa-Gemlik ilçesine bağlı
şirin bir köydür. Burada akrabalarım var. Annemin ablasının ve kız kardeşinin çocukları..
Hacı Nuriye teyzem bundan seneler önce görücü usulüyle bu köyün zengin bir ailesine gelin gitmiş. Daha sonra Hacı Halime teyzem de yine bu köyden sözü geçen başka bir aileye gelin gitmiş. Bu iki teyzemi ancak bayramlarda dedemi ziyarete geldiklerinde görebiliyordum.

Nuriye teyzemin beyi Halil MUTLU elim bir trafik kazasında vefat edince, 9 çocuğu ile ve 38 yaşındayken 22 yıllık evli teyzem dul kaldı.
o yaştan sonra bu yaşına kadar çocuklarına hem anne hem baba oldu. Kendisi çocuklarına üvey baba acısı tattırmadı. Bu kadar çocuk idare etmek, tabii ki zor iştir. 

          Nuriye Teyzemin vefat haberini Kardeşim Orhan verdi. Cuma günü idi.Tgrt TV de osman ünlü Hocanın bizi aydınlatan sohbetini dinliyorduk. Hanımım, yakında doğum yapacak kızımı düşündüğü için benimle gelemeyeceğini söyledi. Başsağlığı diledi. Akrabalara da aynı şekilde başsağlığı dileklerini iletti. Önce Gebze merkeze bir münübüsle oradan da Eskihisar'a yani feribota giden bir başka münübüse bindim. Münübüste bir yolcu diğer arkadaşına:
-Recep; Osman Ünlü yine bize dinimizle ilgili faydalı sözler söyledi dedi..
Demekki bir biz değildik O mübarek Hocayı dinleyen. Allahü Teala TGRT deki bütün çalışanlardan bu televizyonun sahibinden de razı olsun. 
İşte şimdi fereibottayım. yaklaşık yarım saat sonra karşıda(yani Topçularda) olacağız.

Vapurda da yalnız başıma oturduğum kanapede kısık sesle kelime-i tevhid getirerek, sevabını rahmetli teyzeme bağışladım. Zaman böyle durumlarda yavaş ilerliyor.
Fakat o da ne karşı kanapede oturan bir hanımefendi yanındaki arkadaşına
-Leyla, şu hocayı dinleyince huzur buluyorum. Ben daha önce kendimi boşlukta hissediyordum. İçimde ümit dolu sevinç var.    Allah ondan razı olsun..
Bahsettikleri Osman Ünlü hoca idi. İnsanlarımıza manevi bir yol gösteren bu alim zat
Sadece bize değil bütün dinleyenlere kurtuluş bilgileri veriyor.
    Yalovaya geldik . Camilerden ezanlar okunuyor. Günlerden Cumaydı. Cuma namazı farz.
Merkezdeki camie hızlı hızlı yürüdüm. Önce Kardeşim Burhanı aradım. Beni gemlikte beklemelerini tembihledim.

     Namazdan sonra bindiğim otobüsde de ilginç bir hadise oldu. Arka koltukta oturan iki yolcudan biri diğerine:
-Bu konuyu Osman Ünlü’ye mutlaka soralım diyordu. Bu kadar raslantı olamaz?
    Hadi her seferinde elime Türkiye gazetesi alıyordum. Böyle bir çağrışım kurabilirler.
     Fakat bayide Türkiye Gazetesi yoktu ben de başka bir gazete almıştım. Hocam Allahü Teala senden razı olsun. Allahü Teala seni nazarlardan korusun. Sana bu hizmeti verebilmene
Vesile olanlardan da Allahü teala razı olsun. Amiiiiiin.
    Gemlik’e geldiğimde kardeşimi telefonla aradım. Muratoba köyü Celal Bayarın Köyü olan Umurbey’den, sonra geliyordu. 
   “-Abi sen Umurbey yönündeki kahvede beni bekle ben annemle beraber geliyorum. Hava çok sıcak. Orada soğuk ayran iç. Kendine iyi bak biz az sonra oradayız.” Diye cevap verdi. Hava gerçekten çok sıcaktı. Küresel ısınma dedikleri böyle mi olacak acaba?
    Ayran iyi geldi. Hafifden başım ağrıyordu. Biraz geçti. Sağlık olsun. Bu dünya geçici.  Önemli olan ölmeden önce ölmek. İşte her şey bu cümlede..O zaman insanlar hep iyilik üzere olur.
Allahü Teala ve Peygamber sevgisiyle yaşar. Kimseye kötülük etmez. Dünya öyle bir dünya olur ki içinde yaşayanlar sanki bir melek gibidirler. Ölmeden önce ölümü düşünen insan iki dünyasını da kurtarır. Şu an ölse bile asırlarca gönüllerde yaşar. Mevlana, Yunus Emre, Büyük Alimler, Peygamberler yüzyıllardır kalblerimizde yaşamıyorlar mı?
    Kahvede oturan insanlar, eğer İstanbulda değil de burada yaşasaydım, önemli bir kısmı beni tanıyacaklardı. İşte sanki sıkıntılarına çare olacakmışcasına ta ciğerlerine duman çeken cılız hastalıklı bir genç..Yazık.Sigara paketinin üzerinde sağlığa zararlıdır yazısı var. Kahvenin bahçesinde nefes nefese bir ihtiyar ciğerlerini açabilmek için kesik kesik öksürüyor. O yıllarda sigara böyle toplu yerlerde ve hatta her yerde içilebiliyordu. Şimdi ise içenler ceza ödemek, zorundadır.
      Cep telefonunun sesiyle kendime geldim. Kardeşim arıyordu. Hemen kahveciye seslendim. Ayranın parasını ödedim. Annemin de içinde oturduğu vasıtaya koştum.
“-Annecim başın sağ olsun.Allahü Teala sana sabırlar versin.
“-sizler sağ olun çocuğum. Sağlıkla yaşayın ibadetinizi hiç aksatmayın yavrularım.” Diye cevap veren ,sevgi dolu hasret birikimi çoşkun bir ses. İşte bizim annemiz, herkesin sevdiği saygı duyduğu Müslüman annemiz. Dört oğul anası eli öpülesi cennetlik  annem. Onu sevmek için biz oğulları, hep kızım diye seslendiği gelinleri yarış ederler.
Annemden sonra canım kardeşime sarıldım. Birbirimizi özlemişiz. Gemlik dörtyoldan kardeşimin işyerine doğru yol aldık. Kardeşimin Gemlikte kum  çakıl deposu var. Yanında çalışanları ve benim küçüğüm( bana cenaze haberini veren) kardeşim Orhan da oradaydı.
   Kardeşim Orhan içimizde en sevecendir. Hemen yanımıza koştu. Önce annemize sarıldı. Baş sağlığı diledi. Sonra bana da sarıldı. Canım kardeşim daha bir hafta önce orada idim. yine de:
 -Abi özletme kendini sadece cenazelerde değil aklına estikçe gel dedi.
 Kardeşim Burhan çalışanlarıyla konuştu. İnşaat şirketinden ortağı ile telefonda görüştü. Sonra bize döndü.
   -Hadi Abilerim bir an önce gidelim oradaki akrabalarımızı da görür, başsağlığı dileriz” dedi. Ben ve kardeşim Orhan arka koltuktaki, annemizin yanına oturduk. Kardeşim ise şoför koltuğunda Muratoba köyüne geldik. 
    Burada sadece cenazeyi kabire koyarken yaşadığımız hadiseyi anlatmak isterim. Zaten bu yazının amacı da bu idi.
    Başta da söylediğim gibi hava çok sıcak, güneş yakıyor. Teyzemin torunlarından dördü beşi mezara indiler.(38 yaşında dul kalan bunca sene çocuklarına hem anne hem baba, torunlarına da hem dede hem nine olan) öldüğü gün 85 yaşında olan ninelerini üzmeden tuttular. Kabrin içine nazikçe koydular. İşte tam o an mezarlık üzerini bir bulut gölgesi kapladı. Teyzemin torunları güçlü ellerinde daha ninelerini tutarken,bu gençlerin üstlerine ve teyzemin kefen bezine yağmur damlaları gözyaşı gibi akmaya başladı. 
   Bütün herkes hayretle bir açık havaya bir de yağan yağmura bakıyoruz. Günlerden cuma ikindi vakti. Teyzemin küçük oğlu Ömer ile göz göze geldik. O sırada dayımın oğlu Adnan ve teyzemin büyük oğlu Mahmut da birbirlerine bakıyor.
  “-Cennetlik olanları Allahü Teala bu dünyada da böyle işaretlerle belli eder” diyenler vardı.
Allahü Teala rahmet etsin. Nur içinde yat sevgili teyzem. 

   Sadece o köye mahsus olan sağanak yağmurdan Gemlik de eser yoktu. Mezarın topraklarını kürekle atarken sakinleyen yağmur biz arabalarımıza binip oradan ayrılırken daha bir çoşkulu yağıyordu. Teyzemin toprağa verildiği mezarlıkta, ağaçlar yağan yağmurla bayram ettiler. Sanki teyzemin beyi, Halil Mutlu Eniştemiz, ona teşekkürler ediyordu.Hanımı bu kalabalık aileye hem baba hem anne olmuştu. Allahu Teala bu yağan yağmurla, Halil Eniştemizin teşekkürünü duyuruyordu. Zaten trafik kazasında ölenler, eğer imanları var ise şehittirler.
  Gemlik’e geldiğimizde yağmurdan eser yoktu. Bir iki kişiye sorduk. Hayır, bugün bir damla bile yağmur yağmamıştı. Bu hatırayı hiç unutamıyorum. Allahu Teala teyzeme rahmetler eylesin. Bu duyguları yaşadım. Bu yazıyı okuyanlar da kendi akrabalarının cenazelerinde aynı güzellikleri görsünler. Allahu Teala bu yazıyı okuyan sizlerden, sizin sevdiklerinizden ve sizi sevenlerden  razı olsun.

6 Kasım 2020 Cuma

GEMİÇLİ HALİDE ANA

Sevgili Dostlar Yorumlarınızla, Önerilerinizle bu makalelere can gelecektir. BİR DAVAYI DERT EDİNDİM. . İNSANLARIN DÜŞÜNCELERİYLE, HEMDERT OLACAĞIM. BU DERT ORTAKLIĞI İLE, BAŞLAYAN DOSTLUKLARA YELKEN AÇAN BİR GEMİ OLACAK BU SAYFALAR. Dilsizin dilinden anası anlar. Diyor. Saygılarımı sunuyorum. Kendimize dert edindiğimiz dava bizim çapımızı aşar. Şimdilik daha fazla yazmadan, huzurlarınızdan ayrılmak istedim.







                                                                       
Hasan Güler
ZEYTİN ZAMANI GELDİ.
GEÇEN SENE BU VAKİTLER ANNEMİZ HAYATTAYDI.
29 OCAK 2020 GÜNÜ BİZE VEDA ETTİ.
ALLAHÜ TEALA RAHMET EYLESİN.
MEKÂNI CENNET OLSUN.
NE ZAMAN ONU ANSAM, GÜLER YÜZÜYLE KARŞIMA GELİYOR.
ALLAHÜ TEALA TÜM ANNELERE HAYATTA ISELER SELAMET VERSİN.
AHİRETTE İSELER, RAHMET VE CENNET VERSİN. AMİN.. BABAMIZI İSE 2011 YILI 26 NİSAN GÜNÜ TOPRAĞA VERDİK. ANNEMİZ VE BABAMIZ ŞİMDİ YANYANA.. ALLAHÜ TEALA HER İKİSİNE DE RAHMET EYLESİN. MEKANLARI CENNET OLSUN. İNŞALLAH. FATİHALAR BEKLERİZ. AMİN... 


                                                                                  

14 Ocak 2018 Pazar

GEMİÇLİ HÜSEYİN SOYER


BİR DAVAYI DERT EDİNDİM.İNSANLARIN DÜŞÜNCELERİYLE, HEMDERT OLACAĞIM. BU DERT ORTAKLIĞI İLE, BAŞLAYAN DOSTLUKLARA YELKEN AÇAN BİR GEMİ OLACAK BU SAYFALAR.

HÜSEYİN SOYER YAZDI
BURSA İLİ ORHANGAZİ İLÇESİ GEMİÇ KÖYÜ KERAMETLİLER SÜLALESİNDEN KERHAMETLİ İBRAHİM SOYER VE KÖYÜN HANIM ABLASI EMİNE SOYER’İ ÇOCUKLARINDAN  MUSTAFA SOYER’İN OĞLU HÜSEYİN SOYER HAKKINDA HAYAT HİKAYESİ (ÖZGEÇMİŞ.) VE GEMİÇ KÖYÜNDEKİ KERAMETLİLER SÜLALESİ.
BENİM ÖĞRENEBİLDİĞİM KADARI İLE BÜYÜK BABAMIZ KERAMETLİ HÜSEYİN SOYER AİLESİ İLE BİRLİKTE 1876-1787 OSMANLI RUS 93 HARBİNDEN SONRA OSMANLININ ANADOLUDAKİ ERMENİ VE RUM AİLE LERİN YOĞUN OLDUĞU BÖLGELERE TÜRK NÜFUSUNUN ÇOĞUNLUKTA OLMASI İÇİN BU GAYRİMÜSLİM AİLELERİN YERİNE   BALKANLARDAN TÜRK VE MÜSLÜMAN  OLAN AİLELERİNİ YERLEŞTİRİLMİŞLERİDİR. İŞTE BENİM SÜLALEMDE BU YERLEŞİM SIRASINDA  BURSA İLİ,ORHANGAZİ,İZNİK.YENİŞEHİR İLÇELERİ VE KÖYLERİNDE YOĞUNLUKTA OLAN ERMENİ VE RUM AİLELERİN YERİNE ORHANGAZİ İLÇESİ KERAMETKÖYÜ NE YERLEŞMİŞLERDİR.                                                                                                                                                             BU YERLEŞTİRİLEN AİLELERE 93 HARBİ VEYA 93 MACİRİ,HALK TARAFAINDAN DA  MANAVLAR DENİLMEK TEDİR.                                                                                                                                                                                      ANCAK KERAMET KÖYÜNE YERLEŞEN KERAMETLİLER SÜLALESİNDEN ADINI ALDIĞIM BÜYÜK DEDEMİZ KERAMETLİ HÜSEYİN VE  GÖZLERİ KÖR OLAN EŞİ EMİNE NİNEMİZİN OLDUĞUNDAN BAŞKA HERHANGI BİR BİLGİYE ULAŞAMADIM.
1 NCI DÜNYA SAVAŞINDA ANADOLUNUN DÜNYA DEVLETLERİNCE İŞGAL EDİLMESİ SIRASINDA BU YÖRE LERDEKİ ERMENİ VE RUM AİLELERİNİN İŞGALCİ DEVLETLERE YARDIM ETMESİ NETİCESİNDE BU YÖRELER DEN KALAN VE YERLEŞTİRİLEN ERMENİ VE RUM AİLELERİNİN TÜRK NÜFUSUNU AZALTMAK İÇİN YAPTIK LARI BASKILAR ÜZERİNE SAF OSMANLI TÜRKÜ VE MÜSLÜMANI  OLAN AİLELERİNİN  KERAMET KÖYÜNDE KAÇARAK DÖRT,BEŞ AİLE İLE BİRLİKTE  GEMİÇ KÖYÜNE YERLEŞEN KERAMETLİLER SÜLALESİDİR.
SOYERLER AİLESİ                              ÖZTÜRKLER AİLESİ                                           SÖNMEZER AİLESİ                                      HÜSEYİN                                            AHMET                                                               MEHMET                                                    ÇOCUKLARI                                       ÇOCUKLARI                                                        ÇOCUKLARI                                                    İBRAHİM                                            MUSA                                                                 RAŞİT USLU’UN ANNESİ                     AHMET                                               MUSTAFA                                                          RAŞİT USLU’UN DAYISI ALİ                                                                HATİCE                                               HÜMERE  MEZİN DEDENİN EŞİ
BİZİM SOYERLER AİLEMİZDEN BAŞKA KERAMET KÖYÜNDEN GEMİÇ KÖYÜNE ÖZTÜRK AİLESİ, MUSA ÖZTÜRK’ÜN ÇOCUKLARI ALİ,HÜSEYİN,KADRİYE,MUSTAFA ÖZTÜRK’ÜN ÇOCUKLARI İSMAİL,SEMA,HASAN, ESİN,HÜMERE FERİK’İN ÇOCUKLARI OSMAN,ENGÜRÜ KÖYÜNDE EVLİ KIZI,SÖNMEZER AİLESİ RAŞİT USLU’ NUN ANNESİ VE DAYISI ALİ SÖNMEZER.
KERAMETLİ HÜSEYİN DEDEMİZ KÖYÜMÜZÜN KÖY MEYDANIDAKİ 120 NOLU HANESİNDEKİ EVDE ŞUANDA  HALAMIZ FERİHA POYRAZ’IN OĞLU OLAN GÜRAL POYRAZ’IN OĞLU COŞKUN POYRAZ AİLESİ OTURMAKTA  DIR.
BENİM TANIMIŞ OLDUĞUM VE ON YAŞINA KADAR BÜYÜTEN  BÜYÜKBABAM KERAMETLİ İBRAHİM SOYER 1311 (1891)TARİHİNDE DÜNYAYA GELEN AİLENİN  İLKÇOCUĞUDUR.                                                                     AYRICA ESKİŞEHİR’DE AİLECE YAŞAYAN AMCAMIZ AHMET, AHMET UYSAL VE ÇAKIRLI KÖYÜNDE AİLECE YAŞAYAN HALAMIZ HATİCE BAŞTÜRK OLMAK ÜZERE ÜÇ ÇOCUĞU OLMUŞTUR.
DEDEMİZ KERAMETLİ İBRAHİM SOYER KÖYDEKİ BABA EVİNDE HAYATINI EMİN ÇAVUŞUN KIZ KARDEŞİ OLAN KÖYÜMÜZÜN HANIM ABLA LAKAPLI  BABAANNEMİZ EMİNE SOYER İLE EVLENEREK SÜRDÜRMÜŞ.                                            AMCAMIZ AHMET UYSAL AİLECE ESKİŞEHİR’E GÖÇ EDEREK HAYATINI ORADA SÜRDÜRMÜŞ.                             HALAMIZ HATİCE BAŞTÜRK’TE AİLECE HAYATINI ÇAKIRLI KÖYÜNDE SÜRDÜRMÜŞTÜR
ESKİŞEHİR’E GÖÇ EDEN AMCAMIZ AHMET UYSAL ESKİŞEHİR UÇAK FABRİKASINDA ÇALIŞMIŞ,ÇOCUKLARI NI ORADA YETİŞTİRMİŞ VE ORADA VEFAT ETMİŞTİR.OĞLU RIDVAN VE KIZLAR,TORUNLARI ESKİŞEHİR’DE OTURMAKTADIRLAR.KÜÇÜK OĞLU RIDVAN ESKİŞEHİR HALKINCA SEVİLEN VE TANINAN ESKİŞEHİRİN İLK BASIN YAYIN MEDYA HABERCİSİDİR.
HALAMIZ HATİCE BAŞTÜRK ÇAKIRLI KÖYÜNDE OĞLU GEMİÇLİ MEHMET VE TORUNLARI İLE BU KÖYDE YAŞAMIŞ VE ORADA VEFAT ETMİŞTİR.TORUNLARI ŞU ANDA ÇAKIRLI KÖYÜNDE OTURMAKTADIRLAR. GEMİÇLİ MEHMET DAYIMIZIN KÜÇÜK OĞLU FERHAT BAŞTÜRK CEŞİTLİ İLÇELERDE KAYMAKAMLIK YAPTIK TAN SONRA BURSA İLİ VALİ YARDIMCISI OLMUŞ VE ORADAN EMEKLİ OLMUŞTUR.                                BÜYÜK BİR TESADÜF OLARAK BERABER GÖREV YAPTIĞI BURSA VALİSİ ALİ FUAT GÜVEN’DE KÖYÜMÜZ SAYGIN AİLESİ OLAN HACI SALİM BOLU’NUN OĞLU ASIM BOLU’NUN DAMADIDIR.
DEDEMİZ KERAMETLİ İBRAHİM SOYER KÖYÜN HANIM ABLASI EMİNE SOYER KÖYÜMÜZDE HAYATINI SÜRDÜRÜRKEN SIRASIYLA FERHUNDE,FERİHE,MELİHA,NEDİME,BABAMIZ MUSTAFA OLMAK ÜZERE BEŞ ÇOCUĞU OLMUŞTUR.
FERHUNDE HALAMIZ GEDELEK KÖYÜNDEN SÜLEYMEN ERSÖZ İLE EVLENMİŞ VE BURSA İLİNDE İKİ KIZI VE BİR OĞLU İLE YAŞAMIŞTIR. OĞLU RAHMETLİ BURSA BUROK OTOBÜS SERVİSİ DERNEĞİ BAŞKANLIĞINI YAPMIŞ OLAN ETHEM ERSÖZ’DÜR.
MELİHA HALAMIZ KÖYÜMÜZDEN KEBABCI İSMAİL NALBASAN İLE EVLENMİŞ,ÜÇ KIZI OLMUŞTUR.KÖYDE VE GEMLİK’TE YAŞAMIŞ, KÜÇÜK KIZI MÜNEVVER KÖYÜMÜZ YAĞIZ DELİKANLISI PİTİRİK HÜSEYİN’İN OĞLU RAHMETLİ İSMAİL AYDOĞDU İLE EVLENMİŞ VE AİLECE GEMLİK’TE YAŞAMAKTALARDIR.
NEDİME HALAMIZ DUTLUCA KÖYÜNDEN KARSLI OSMAN KURTOĞLU İLE EVLENMİŞ VE O KÖYDE YAŞAMIŞ İKİ OĞLU,ÜÇ KIZI OLMUŞ,AİLECE O KÖYDE YAŞAMAKTALARDIR.OĞLU İBRAHİM UZUN YILLAR MUHTARLIK YAPMIŞTIR.
BABAMIZ MUSTAFA SOYER 13.04.1918 TARİHİNDE DÜNYAYA GELMİŞ, 12.06.1926 TARİHİNDE DÜNYAYA GELEN DUTLUCA KÖYÜNDEN KAZIM (AĞA )DEMİREL’İN KIZI PENBE DEMİREL İLE30.07.1947’DE EVLENMİŞ                                                                                                                                                                    BU EVLİLİKTEN 15.02.1948 TARİHİNDE HÜSEYİN SOYER, 12.01.1951 TARİHİNDE SALİH SOYER DÜNYAYA  GELMİŞTİR.
BABAMIZ MUSTAFA SOYER KOMŞU KÖY OLAN GÜRLE KÖYÜNDE BEKİRAĞALAR SÜLALESİNDEN KEMAL KÖSE’NİN BACANAĞIDIR.                                                                                                                                        BEKİRAĞALARIN GÜRLE KÖYÜ ALTINDAKİ ÇİFTLİĞİNE YARDIM İÇİN GİTTİĞİNDE, ÇİFTLİKTEN DÖNÜŞÜ SIRASINDA GÜRLE KÖYÜ ALTINDA DAMADI OLDUĞU DUTLUCA KÖYÜNDE OTOBÜS SAHİBİ OLAN FERHAT BEYİN OTOBÜSÜNE KÜYÜMÜZ ALTINA KADAR GÖTÜRÜLMESİ İÇİN DAVET EDİLMİŞ BU DAVET ÜZERİNE OTOBÜSE BİNMİŞ.ANCAK OTOBÜSTEN KÖYÜMÜZ ALTINDA İNERKEN ARKA KAPIDAN DÜŞMÜŞ BUNUN NETİCESİNDE BEYİN KANAMASINDAN 26.03.1953 TARİHİNDE BURSA DEVLET HASTANE SİNDE VEFAT ETMİŞTİR.                                                                                                                                                                           BABAM MUSTAFA SOYER VE DEDEM KERAMETLİ İBRAHİM SOYER’İN MEZARLARI TARİHİ EMİRSULTAN MEZARLIĞINDADIR.
ANNEMİZ BABAMIZIN ÖLÜMÜNDEN BİR YIL SONRA DEDEMİZ İBRAHİM SOYER’İN VE KÖY BÜYÜKLERİNİN RİCALARININA  RAĞMEN BABASI DEDEMİZ KAZIMAĞA(DEMİREL) İN AKLINA UYARAK DUTLUCA KÖYÜNE BABA EVİNE,BENİ BEŞ YAŞINDA,KARDEŞİM SALİH’İ İKİ YAŞINDA YAŞLI İKİ İNSANA BIRAKARAK GİTMİŞTİR.
BİZİM BAKIMIMIZI ÜSTLENMİŞ OLAN DEDEMİZ KERAMETLİ İBRAHİM SOYER FITIK AMELİYATI SONRASI BURSA DEVLET HASTANESİNDE 14.09.1955 TARİHİNDE VEFAT ETMESİ ÜZERİNE TÜM BAKIMIMIZI TEK BABAANNEMİZ  EMİNE SOYER’İN ÜSTÜNE KALMIŞTIR.
BEN HÜSEYİN SOYER VE KARDEŞİM SALİH SOYER’İN HAYATININ DÖNÜM NOKTASI OLAN GÜN ;
GEMİÇ KÖYÜNDE İLKOKULU BİTİRDİĞİM YILIN KURBAN BAYRAMINDA,ANNEMİZİN BABA KÖYÜ OLAN DUTLUCA KÖYÜNDE, KARSLILAR LAKAPLI ENİŞTEMİZ  OSMAN KURTOĞLU İLE EVLİ OLAN HALAMIZ NEDİME KURTOĞLU’NA  BAYRAM ZİYARETİ İÇİN BABAANNEMİZ İLE BİRLİKTE GİTTİK.                                                                                                           KÖY KAHVESİ ÖNÜNDE BAYRAM İÇİN KÖYE GELEN  ÜVEY BABAMIZ SEYFETTİN KÜÇÜK İLE İLK DEFA KARŞI KARŞIYA GELDİM.İŞTE BU KARŞILAŞMAMIZ BENİ VE KARDEŞİM SALİH’İN HAYATININ DEĞİŞMESİNE SEBEB OLDU.                                                                                                                                                                              ALLAH NURLAR İÇİNDE YATIRSIN,ALLAH ONDAN RAZI OLSUN.BENİM OKUMAYA MERAKLI OLDUĞUMU, KÖYDE YAŞAMAYA NİYETLİ OLMADIĞIMI SEZİNLEYEREK ENİŞTEM OSMAN KURTOĞLU İLE GÖRÜŞMESİ  NETİCESİNDE BENİ DE İKNA EDEREK TAHSİLİMİ İSTANBUL’DA YANINDA DEVAM ETMEMİ SAĞLADI.
ÖNCE BEN,SONRA KARDEŞİM SALİH, BİZDE BÜYÜK EMEĞİ OLAN VE YARADANDAN SONRA EN KUTSAL BİLDİĞİM KÖYÜMÜZÜN HANIM ABLASI BABAANNEMİZ EMİNE SOYER’İ,SONRA BİZLERE EMEĞİ GEÇEN HALALARIMI,ENİŞTELERİMİ DE İKNA EDEREK,ÜVEY BABAMIZ VE ANNEMİZ YANINA İSTANBUL’A GİTTİM.                                                                                            KARDEŞİM SALİH İLKOKULU BİTTİRENE KADAR KÖYDE BABAANNEM İLE KALMASINI VE OKULU BİTTİKTEN İKİ YIL SONRA ONUNDA İSTANBUL’A GELMESİNİ SAĞLADIM.                                                                                           BU KARARLARI ALIRKAN HENÜZ DAHA ONBİR YAŞINDA,KÖYÜMÜZÜN HANIM ABLASI OLAN BİZİ YETİŞTİ REN,BİZDE BÜYÜK EMEĞİ OLAN, DAİMA DOĞRU YOLU GÖSTEREN KİŞİNİNDE GÖNLÜNÜ VE GÖRÜŞÜNÜ DE ALDIM.                                                                                                                                                                                   ZAMANLA ALDIĞIM KARARIN NE KADAR İYİ VE DOĞRU BİR KARAR OLDUĞUNU HEM BİZ GÖRDÜK,HEM DE DOSTA DÜŞMANA GÖSTERDİM.                                                                                                                              BİZLERE EMEĞİ GEÇEN HERKESE MİNET VE ŞÜKRANLARIMI SUNAR, ÖZELLİKLE BİZİ YETİŞTİREN BÜYÜK EMEĞİ GEÇEN BABAANNEMİZ VE BABALIĞIMIZ SEYFETTİN KÜÇÜK BEYEFENDİDEN DE ALLAH BİN DEFA RAZI OLSUN, HAYIR DUALARIMIZ HER ZAMAN ONLARLA OLSUN,NURLAR İÇİNDE HUZUR LU YATSINLAR.
OKURLARIMA ÖZELLİKLE DİKKAT ETMESİNİ İSTEDİĞİM ÖNEMLİ BİR HUSUS;                                                              BANA VE KARDEŞİM SALİH’E KUÇAK AÇAN BİZE HERHANGİ BİR BASKI YAPMAYAN BU ULU İNSAN OLAN ÜVEY BABAMIZA,İÇTEN GELMEDİĞİ İÇİN, BABA BİLE  DEMEDİĞİMİZ HALDE,O BİZE BÜYÜK OLGUNLUK GÖSTEREK BU KONUDA NE BİR BASKI NEDE ZORLAMA YAPMIŞ OLAMAMASIDIR..
ÇÜNKİ BEN O İNSANA,İLK TANIŞTIĞIM SAATTE İNSANOĞLUNUN   KUTSALI OLAN VE BABA OLARAK SAYACAĞI SADECE TEK BİR BABASI VARDIR.ODA ONUN DÜNYAYA GELMESİNE SEBEP OLAN KİŞİDİR DEDİM.ÇÜNKİ,HİÇ BİR EVLAT KENDİ İSTEĞİ İLE DÜNYAYA GELMEZ.ANNE VE BABA KARAR VERİR,YÜCE YARADAN UYGUN GÖRÜRSE DÜNYAYA GELİR.
İŞTE İNSAN NASIL BİR RÜYA GÖRÜR,VEYA MİLLİ PİYANGODAN BÜYÜK İKRAMİYE ÇIKAR HAYATI DEĞİŞİR, ORHANGAZİ GEMİÇ KÖYÜNDEN KERAMETLİ SÜLALESİNDEN KERAMETLİ İBRAHİM’İN OĞLU,MUSTAFA SOYER’İN ÖKSÜZ ÇOCUKLARI HÜSEYİN SOYER VE SALİH SOYER’E BÖYLE OLMUŞTUR.
ÜVEY BABAMIZ VE ANNEMİZİN İSTANBUL’DAKİ ÇATISI ALTINDA BİZLERDEN BAŞKA ÜVEY BABAMIZIN İLK EVLİĞİNDEN OLAN OĞLU TAHİR,ANNEMİZDEN OLAN KARDEŞİMİZ BEDRETTİN,DAYIMIZ OLAN MUSTAFA DEMİREL HEP BİRLİKTE YAŞADIK.                                                                                                                                                                BİZLERİN HATIRINA ÜVEY BABAMIZ SEYFETTİN KÜÇÜK’Ü,KÖYÜMÜZÜN HANIM ABLASI OLAN BABAANNE MİZ EMİNE SOYER, ÖLMÜŞ OLAN TEK OĞLU BABAMIZ MUSTAFA SOYER’İN YERİNE KOYMUŞ VE ONU BİR OĞUL GİBİ KABUL ETMİŞ VE BAĞRINA BASMIŞTIR.                                                                                                                                                                                               ALLAH HER İKİSİNDEN DE RAZI OLSUN,NURLAR İÇİNDE YATSINLAR.                                                                           KARDEŞİM SALİH, KÖYDE İLK OKULU BİTİRDİKTEN SONRA İSTANBUL’A YANIMIZA GELDİ.OKUMAK İSTEME DİĞİ İÇİN,BABALIĞIMIZ ONUN SANATKAR OLMASI İÇİN İSTANBUL SARIYER’DE OTO TAMİRCİSİ OLARAK İŞ HAYATINA ATILMASINI SAĞLADI.BENDE ,İSTANBUL EMİNÖNÜ BELEDİYE BAŞKANLIĞINDAN USTABAŞI OL ARAK İŞ HAYATINA DEVAM ETMESİNE VE ORADAN  EMEKLİ OLMASINA SEBEP OLDUM..
TAHSİL HAYATIM :
İLKOKULUNU, GEMİÇ KÖYÜNDE BİTİRDİM.                                                                                                         ORTA OKULU,İSTANBUL SARIYER ORTA OKULUNDA BİTİRDİM.                                                                                                                  LİSEYİ,İSTANBUL ŞİŞLİ’DE  MAÇKA MAÇKA SANAT ENSTİTÜSÜ ELEKTRİK BÖLÜMÜ BİTİRDİM.                                                                                                            YÜKSEK OKULU İSTANBUL BEŞİKTAŞ’TA İSTANBUL DEVLET MÜHENDİSLİK VE MİMARLIK AKADEMİSİ AKŞAM İNŞAAT BÖLÜMÜNÜ BİTİRDİM.(İSTANBUL YILDIZ TEKNİK OKULU)
İŞ HAYATIM :
İLK OKULU BİTİRİP OKUMAK İÇİN İSTANBUL’A BİTTİĞİMDE,BOŞ ZAMANLARIMDA VE HAFTA SONRALARIN DA HARÇLIĞIMI ÇIKAR MAK İÇİN CEŞİTLİ GEÇİCİ İŞLERDE ÇALIŞTIM.                                                                                                                       YAZ TATİLLERİNDE BABAANNEM İLE KÖY OVASINDAKİ TARLAMIZA VE KARSAK YOLUNDAKİ BAHÇEMİZE TURŞULUK SALATALIK DİKEREK ONLARDAN TENEKELERE TURŞU KURARAK,BU TURŞULARI,BUNUN YANIN DA ZEYTİN VE ZEYTİN YAĞINI İSTANBUL’A GÖTÜREREK BABALIĞIMIN YARDIMI İLE SATARAK KENDİMİZE HARÇLIK,KÖYDEKİ BABAANNNEME,İSTANBUL’DAKİ EVİMİZE BİR NEBZE OLSADA  MADDİ KATKIDA BULUN DUM.                                                                                                                                                                                    AYRICA LİSE SIRALARINDA,SANAT OKULU ELEKTRİK BÖLÜMÜNDE OKURKEN,YAZ AYLARINDA STAJ ADI ALTINDA İSTANBUL BANKLAR CADDESİNDEKİ ELEKTRİK PİYASASINDA,ECZACIBAŞI İLAÇ FABRİKASINDA, REFORUM AMBALAJ SANAYİ FABRİKASINDA ELEKTRİKÇİ OLARAK ÇALIŞTIM.                                                         BU ÇALIŞMAM SIRASINDA 1966 YILINDA DA ECZAÇIBAŞI İLAÇ FABRİKASINDA İLK SİGORTALI OLDUM.                                               SANAT OKULUNU BİTİRDİKTEN SONRA ORHANGAZİ KÖYLERİNE ELEKTRİĞİN GELMESİ SIRASINDA DAYIM MUSTAFA DEMİREL İLE KÖYLERDEKİ EVLERİN ELEKTRİK TESİSATÇILIĞI YAPTIM.                                                            1970-1971 DERS YILI ÖĞRENİMDE  İSTANBUL DEVLET MÜHENDİSLİK VE MİMARLIK AKADEMİSİ,AKŞAM İNŞA AT BÖLÜMÜ SINAVINI KAZANDIM VE YÜKSEK TAHSİLİME BAŞLADIM.                                                                  BU NEDENLE DAYIM İLE ÇALIŞMA HAYATIMA SON VERDİM.                                                                              1971 YILINDA İSTANBUL BELEDİYESİ BAŞKANLIĞI, İ.E.T.T.İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN AÇMIŞ OLDUĞU ELEKTRİK TEKNİSYENİ SINAVLARINA GİRDİM VE BU SINAVI KAZ ANARAK 1971 ARALIK AYINDA 657 SAYILI KANUNA BAĞLI DEVLET MEMURU OLARAK ÇALIŞMAYA BAŞLADIM.                                                 GÜNDÜZLERİ İ.E.T.T.İŞLETMELERİNDE ÇALIŞTIM,GECELERİ DE  YÜKSEK OKULUMA DEVAM ETTİM.                BU ARADA YÜKSEK OKULUN 2 NCİ SINIFINDA EŞİM FERYAL SOYER İLE TANIŞTIM VE ONUNLA 05.11.1972 TARİHİNDE EVLENDİM.KİRALIK AYRI BİR EV TUTARAK EVDEN AYRILDIM.                                                     EŞİM ORDU YARDIMLAŞMA KURUMU ŞİRKETİNİN AMERİKALILARLA ORTAK OLAN MOTORLU ARAÇLAR ANONİM ŞİRKETİNDE 16.03.1981 TARİHİNDE İLK KIZIM DÜNYAYA GELENE KADAR ÇALIŞTI.HEM EVİMİZE VE HEMDE BENİM YÜKSEK TAHSİL YAPMAMA KATKIDA BULUNDU.                                                                                                                                                                                                   YÜKSEK TAHSİLİMİ 1977 YILINDA BİTİRDİM VE İE.T.T.İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDE,İNŞAAT ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜNDE İNŞAAT MÜHENDİSİ OLARAK GÖREV YAPMAYA BAŞLADIM.                                                                                                      BU GÖREVİM SIRASINDA DÜNYA BANKASININ VERMİŞ OLDUĞU KREDİ İLE İSTANBUL’DAKİ ELEKTRİK HA VAİ HATLARI,İNDİRİCİ MERKEZLERİ VE MERKEZLAR ARASI TRANŞE TESİSLERİ İŞLERİNDE BEYOĞLU BÖLGE Sİ ÖNCE KONTROL MÜHENDİSİ,SONRA MINTIKA BAŞMÜHENDİSİ OLARAK GÖREV YAPTIM.BU ARDA GEN EL MÜDÜRLÜĞÜN ÖZEL İZİNİ İLE ASKERLİK GÖREVİMİ ASTEĞMEN OLARAK YAPTIM.ASKER DÖNÜŞÜ AYNI MÜDÜRLÜKTE  GÖREVİME 12.EYLÜL.1980 İHTİLALİ OLANA KADAR DEVAM ETTİM.                                                                                                         BU İHTİLALDE GENEL MÜDÜRLÜKTEN BİRÇOK MÜDÜR VE MÜHENDİSİN GÖREVDEN ALINMASI VE YENİ KADRO KURULMASI  SIRASINDA BU İŞLERİ YÜRÜTECEK OLAN İSTANBUL ŞİŞLİ’DEKİ OTOBÜS GARAJINDA İBULUNAN (ŞİMDİKİ CEVAHİR A.V.M’DE)TRANŞE VE NAKLİYAT ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ ADI ALTINDA BİR MÜ DÜRLÜK KURULDU.                                                                                                                                                                            BU MÜDÜRLÜĞÜN BAŞINADA İNŞAAT ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜNDEN VE DIŞARIDAN KURDUĞUM EKİBİM İLE BİRLİKTE ŞUBE MÜDÜRÜ OLARAK ATAMAM YAPILDI.                                                                                                                                                                                                                                                                                    BU MÜDÜRLÜK ELEKTRİK TESİSLERİNDEN BAŞKA,OTOBÜS GARAJİLARININ VE GAZ FABRİKALARININ KÖM ÜR İHTİYAÇLARININ TAŞIMASI  İŞLERİNİ,KIŞ AYLARINDAOTOBÜS GÜZARGAHLARININ TRAFİĞE AÇIK OLMA SI  İÇİN KARLA MÜCADELESİNİ, ARADA İNŞAAT ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜNÜN YETİŞEMEDİĞİ HİZMETLERDE GA RAJLARIN BAKIM VE ONARIM İŞLERİNİ YÜRÜTTÜM.                                                                                                  GENEL MÜDÜRLÜĞÜMÜZÜN,İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İLE MÜŞTEREK OLARAK İHALE İLE İSKA  İNŞAAT A.Ş. NIN GARAJ YAPIM İŞLERİNE TEKNİK YARDIMDA BULUNDUK.BU SIRADA FİRMANIN TEKNİK DANIŞMANLIĞINI YAPMAKTA OLAN  RAHMETLİ TURGUT ÖZAL BEY İLE TANIŞTIM VE BİRLİKTE İKİTELLİ OTOBÜS GARAJI İNŞAATINDAKİ TEKNİK GURUPLA BİRLİKTE ÇALIŞTIK.                                                                                                                                                                           1983 YILINDA YAPILAN GENEL SEÇİMLERDE RAHMETLİ TURGUT ÖZAL’IN ANAP İLE İŞBAŞINA GEÇMESİ NETİCESİNDE İE.T.T.İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE AKRABASI OLAN YÜKSEK ELEKTRİK MÜHENDİSİ BOZTURT DOĞAN’I ATAMASINDAN SONRADA GENEL MÜDÜRLÜKTE YENİ BİR OLUŞUM YAPILDI.YAPILAN BU YENİ OLUŞUMDA DA  ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ GÖREVİME DEVAM ETTİM.                                                                    BU SIRADA İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI OLAN BEDRETTİN DALAN VE YARDIMCISI ATANUR OĞUZ İLE İSTANBUL’UN KIŞ ÖNLEMLERİ HİZMETİNİ MERKEZDEN YÜRÜTTÜM.ANAP’IN 3030 SAYILI BELE DİYELER KANUNUNDA YAPTIĞI DEĞİŞİKLİKLERLE ELEKTRİK HİZMETLERİ BELEDİYELERDEN ALINARAK TÜRKİYE ELEKTRİK KURUMUNA VERİLDİ.BUNDAN DOLAYI YÜRÜTMEKTE OLDUĞUMUZ  ELEKTRİK HİZMET LERİ İŞLERİ TÜM ARAÇ,GEREÇ,PERSONELİ İLE DEVİR EDİLDİ.
BU DEVİRDEN SONRA ELEKTRİK HİZMETLERİ DIŞINDAKİ DİĞER HİZMETLERİ YİNE MÜDÜRLÜĞÜNÜ YAPTIĞIM ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ YAPTI.                                                                                                            İSTANBUL’A DOĞALGAZ GELMESİ NETİCESİNDE GAZ FABRİKALARININ KAPANMASI NETİCESİNDE YAPMIŞ OLDUĞUMUZ HİZMETLER AZALINCA  TRANŞE VE NAKLİYAT ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ LAV EDİLDİ.BUNUN YERİNE İNŞAAT MÜDÜRLÜĞÜ YAPI İŞLERİ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ OLDU.O MÜDÜRLÜĞÜN YÜRÜTMEKTE OLDUĞU BAZI İŞLER ÖZELLİKLE EMANET İŞLERİN YÜRÜTÜLMESİ İÇİN MÜDÜRÜ OLDUĞUM BAKIM VE ONARIM ŞUBE MÜDRÜLÜĞÜ KURULDU.
BU MÜDÜRLÜĞÜ 16.11.1992 TARİHİNE KADAR YÜRÜTÜM.ANAP’IN İSTANBUL BELEDİYESİNİ CHP’YE KAPTIRMASI,BELEDİYE BAŞKANI OLAN PROF.DR.NURETTİN SÖZEN’İN GENEL MÜDÜRLÜĞE KENDİ KAD ROLARINI KURMASI NETİCESİNDE,MÜDÜRLÜĞÜMÜN BAĞLI OLDUĞU YAPI İŞLERİ DAİRE BAŞKANLIĞINA İ.E.T.T.’YE GİRDİĞİMDE ANLAŞAMADIĞIM BİR ELEKTRİK TEKNİKERİ’İNİN BAŞKAN OLARAK BAŞIMIZA GELMESİ NETİCESİNDE YÜRÜTMEKTE OLDUĞUM İŞLERİ YÜRÜTEMEZ HALE GELMEM NEDENİ İLE ÖNCE KENDİSİ İLE,SONRA GENEL MÜDÜR İLE VE SONRADA İSTANBUL BELEDİYE BAŞKANI İLE TARTIŞARAK KEN Dİ İSTEĞİM İLE NAKLİMİ T.C. BAŞBAKANLIK,VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ,İSTANBUL BÖLGE MÜDÜR YARDIMCILIĞINA YAPTIRDIM. 1971 YILINDA DELİKANLI OLARAK GİRDİĞİM,EVLENDİĞİM,YÜKSEK OKUL OKUDUĞUM,ASKERLİĞİMİ YAPTIĞIM,ÇOLUK ÇOCUK SAHİBİ  OLDUĞU İ.E.T.T.’DEN 17.11.1992 TARİHİN DE AYRILDIM.
T.C.BAŞBAKANLIK VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İSTANBUL VAKIFLAR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜNDE BÖLGE MÜDÜR YARDIMCISI OLARAK 16.09.1996 TARİHİNE KADAR GÖREV YAPTIM.                                                              BU GÖREVİMİDE KENDİ İSTEĞİM İLE SONLANDIRARAK EMEKLİ SANDIĞINDAN EMEKLİ OLDUM.
DEVLET MEMURLUĞU YAPTIĞIM SIRADA HAK ETMİŞ OLDUĞUM A SINIFI MÜTEAHHİT KARNESİ İLE ÖZEL SÖKTÖRDE KAR ORTAĞI,KONTROL MÜHENDİSİ,ŞANTİYE ŞEFİ,TEKNİK MÜDÜR,TEKNİK DANIŞMANLIK YAP TIM.YURT İÇİ VE YURT DIŞINDA BİRÇOK PROJEYE İMZA ATTIM. 01.MAYIS.2014 TARİHİNDE SONRA TAM EMEKLİ OLDUM.
BAŞIMDAN GEÇEN VE TANIK OLDUĞUM ÖNEMLİ ANILARIM :
LİSEYE (SANAT OKULUNA GİDERKEN 1968 YILINDA ADALET PARTİSİ BEŞİKTAŞ ÖRGÜTÜ ÜYESİ OLDUM. ÜNİVERSİYEDE OKURKEN İNŞAAT BÖLÜMÜ TALEBE BİRLİĞİNDE YÖNETİCİLİK YAPARKEN ADALET PARTİSİ BAŞKANI VE BAŞBAKAN OLAN SÜLEYMAN DEMİREL İLE 1973 YILINDA İSTANBUL PARK OTELİNDE YAPMIŞ OLDUĞU SİYASETTEKİ YÜKSEK OKUL ÖĞRENCİLERİ ADLI PANELDE OKULUMUZU TEMSİLEN KATILDIM.                   BU PANELDE SÜLEYMAN DEMİREL İLE TANIŞTIM.BU TANIŞMAMDAN SONRA ,ÖLENE KADAR KENDİSİ İLE GÖRÜŞME LERİM DEVAM ETTİ.                                                                                                                                 YİNE AYNI YILLARDA 1973’TE KÖYÜMÜZ ALTINA KURULMAK İSTENİLEN ASİL ÇELİK FABRİKASININ YÖREYE ZARAR VERECEK,BU NEDENLE YAPILMAMASI İÇİN ŞİKAYETLERİMİZİ İLETMEK ÜZERE,SÜLEYMEN DEMİREL VE VEHBİ KOÇ’UNDA KATILDIĞI ANKARA’DAKİ MAKAMINDA ORGANİZE  ETTİĞİM TOPLANTIYA KÖYÜMÜZ DEN MUSTAFA AYHAN,MEHMET ÖZKARDEŞ’İ GÖTÜREREK SORUNLARIMIZI ANLATMAMIZI SAĞLADIM.         BU FABRİKA KÖYÜMÜZ ALTINA JOPON’LAR TARAFINDAN YAPILMAYA BAŞLADIĞINDA EŞİMİN TEYZESİNİN EŞİ OLAN KAZAN TÜRKLERİNDEN UZUN YILLAR JOPONYA’DA YAŞAMIŞ OLAN ENİŞTESİ İSMAİL HİMALAY  TERCÜMAN OLARAK ÇALIŞMIŞTI.
HEYETCEK GEMLİK’TE DENİZ KENARINDAKİ YIKILAN OTELDE KALIRLARKEN,BİR HAFTA SONU AKŞAMI İMRALI ADASINDA TUTUKLU OLAN YILMAZ GÜNEY,YEMEK İÇİN CEZAEVİ YETKİLİLERİ İLE OTELE GELDİK LERİNDE KENDİSİ İLE TANIŞTIM VE HEP BİRLİKTE BİRLİKTE YEMEK YEDİK.                                                                           FABRİKA YAPIMI SIRASINDA VEHBİ KOÇ VE KÖYÜMÜZ ALTINDA ASİL ÇELİK FABRİKASI KARŞISINDA ÇİFT LİĞİ OLAN FENERBAHÇE BAŞKANLIĞINI YAPAN İNŞAAT MÜHENDİSİ HASAN ÖZAYDIN’I TEKNİK EKİP İLE DUTLUCA ALTINDAKİ RAMİBABA’YA GÖTÜREREK ÖĞLE YEMEĞİ YEDİK.                                                          İ.E.T.T.İŞLETMELERİNDE GÖREV YAPARKEN 1978 YILINDA HENÜZ DAHA SİYASETE ATILMAMIŞ OLAN VE SELİM EDEZ’İN İSKA İNŞAAT ŞİRKETİNDE DANIŞMANLIK YAPAN TURGUT ÖZAL İLE TANIŞTIM.BU TANIŞIK LIĞIM ÖLENE KADAR DEVAM ETTİ.                                                                                                                              1980’DEN SONRA BELEDİYE BAŞKANI OLAN AKANSEL PAŞA,TIRTIL PAŞA İLE,SONRA BEDRETTİN DALAN, ATANUR OĞUZ,PROF.DR.NURETTİN SÖZEN İLE ÇALIŞTIM.                                                                                                                                                T.C.BAŞBAKANLIK VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İSTANBUL BÖLGESİNDE GÖREV YAPARKEN İŞ GEREĞİ SÜLEYMEN DEMİREL,TURGUT ÖZAL,EKREM CEYHUN,NECMETTİN CEVAHİR İLE ÇALIŞTIM.                            AYRICA DÜNYACA MEHŞUR BEYİN CERAHI OLAN OR.FROF.DR.GAZİ YAŞARGİL İLE BEZMİALEM VAKIF HASTANESİ OLAN İSTANBUL VAKIF GURABA HASTANESİNDE KENDİSİNE AİT BEYİN CERAHİ BÖLÜMÜNÜN AÇILMASI PROJESİNDEKİ HEYETTE BAŞBAKAN SÜLEYMAN DEMİREL VE CUMHURBAŞKANI TURGUT ÖZAL TARAFINDAN GÖREVLENDİRİLEREK BİRLİKTE ÇALIŞTIM.
AİLEVİ DURUMUM :
EŞİM FERYAL YAUŞ SOYER, EMEKLİ.                                                                                                                                          BÜYÜK KIZIM NESLİHAN SOYER TEKİN, İTÜ MEZUNU,ENDÜSTRİ MÜHENDİSİ.YABANCI BİR FİRMANIN FİNANS DANIŞMANLIĞI ŞİRKETİNDE MÜDÜRLÜK YAPIYOR.                                                                                                                                       EŞİ AHMET ENGİN TEKİN İTÜ MEZUNU,ELEKTRİK VE ELEKTRONİK MÜHENDİSİ.YABANCI BİR BİLGİ İŞLEM FİRMASINDA MÜDÜRLÜK YAPIYOR.                                                                                                                          06.01.2014 DOĞUMLU ELA TEKİN ADINDA BİR KIZ ÇOCUKLARI VAR.                                                           KÜÇÜK KIZIM NAGEHAN SOYER UMUR,İTÜ MEZUNU,İŞLETME HÜHENDİSİ,YABANCI BİR TELEKOM FİRMA SINDA MÜDÜRLÜK YAPIYOR.                                                                                                                                                         EŞİ FIRAT UMUR,İÜMEZUNU,İKTİSATCI,İŞBANKASINDA UZMAN OLARAK GÖREV YAPIYOR.                            TÜM AİLECE İSTANBUL’DA BEN LEVENT’TE,BÜYÜK KIZIM SARIYER’DE,KÜÇÜK KIZIM EYÜP’TE OTURMAK TADIRLAR.
HOBİ OLARAK FAALİYET GÖSTERDİĞİM İŞLER :
1-1977 YILINDAN BERİ TÜRKİYE MÜHENDİS VE MİMARLAR OADASI,İSTANBUL İNŞAAT MÜHENDİSERİ ODASI ÜYESİYİM                                                                                                                                                              2-1991 YILINDA KURDUĞUMUZ İSTANBUL MAÇKA TEKNİK OKULLARI MEZUNLARI DERNEĞİ KURUCU  ÜYESİYİM.                                                                                                                                                                          3-1993 YILINADAN BERİ RİZE VAKFI ÜYESİYİM.                                                                                                                                                                             4-2010 YILINDAN BERİ İSTANBUL YILDIZ ÜNİVERSİTESİ VAKFI VE MEZUNLAR DERNEĞİ ÜYESİYİM.                                                                       5-1983-1992 YILLARI ARASINDA İSTANBUL BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI,İ.E.T.T.İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ SPOR KÜLÜBÜ GENEL KAPTANLIK GÖREVİNİ YAPTIM. (FUTBOL,GÜREŞ,VOLEYBOL ŞUBELERİ ) 1992 YILINDA PROF.DR.NURETTİN SÖZEN TARAFINDAN  KURULAN  İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BAŞKANLIĞI SPOR KULÜBÜ KURULUŞUNDA GÖREV ALDIM.                                                                                    6-AYRICA ORTA OKUL VE LİSE SIRALARINDA RAHMETLİ ÜVEY BABAMIN KURUCUSU OLDUĞU İSTANBUL SARIYER SULAR GÜCÜ FUTBOL TAKIMINDA FUTBOL OYNADIM.                                                                                       BU FUTBOL TAKIMIMIZ GS.’LI RAHMETLİ GÜNDÜZ KILIÇ’IN SARIYER ÇAYIRBAŞI FUTBOL SAHASINDA TERTİP ETMİŞ OLDUĞU YAZ TURNAVALARINDA ;                                                                                                   TAKIMIMIZDA GALATASARAY  FUTBOL TAKIMINDA TOP OYNAYAN AKIN,SUPHİ, SAMİM,                        İSTANBULSPOR , FENERBAHÇE VE BEYOĞLU SPOR TAKIMINDA TOP  OYNAYAN CEMİL,ARAP AHMET, KÖKSAL,                                                                                                                                                                                               BURSA SÖLÖZ GENÇLER BİRLİĞİ SPOR KULÜBÜ FUTBOL TAKIMIN DA TOP OYNAYAN TAHİR,KÖKSAL, AHMET,MUSTAFA,                                                                                                                                                                                İSTANBUL SARIYER SPOR KULÜBÜ TAKIMDA TOP OYNAYAN İLKER,EYÜP,MAHMUT,TAYFUN,ARAP AHMET,CEMİL,OYNAMIŞLARDIR

6 Ocak 2018 Cumartesi

ELHAMDÜLİLLAH


 BİR DAVAYI DERT EDİNDİM.  İNSANLARIN DÜŞÜNCELERİYLE, HEMDERT OLACAĞIM. BU DERT ORTAKLIĞI İLE, BAŞLAYAN DOSTLUKLARA YELKEN AÇAN BİR GEMİ OLACAK BU SAYFALAR. 


            Sevgili Peygamberimiz Arab idi

Son günlerde bir Arab Şeyhinin konuşmasına atıf yapılarak, Peygamberimizin de Arab olduğu unutularak bu millete akla gelmedik, sözler söyleniyor, yazılıyor. Burada kötü olan Arab milleti değil. 
Onları söyleten güçler kötü. Osmanlı İmparatorluğunun çökmesinde rol oynamış, bir İngiliz var.
Bir casus lawrens var..
Fakat onun binlerce işbirlikçisi var. Hem Türkiye de hem de Arab Dünyasında.

Thomas Edward Lawrence, I. Dünya Savaşı başladığında İngiliz ordusunda yüzbaşı rütbesiyle görev aldı. İlk tayin yeri olan Kahire‘de İngiliz Askeri Haberalma Servisi için çalıştı. Ekim 1916’da, Arap milli faaliyetlerini rapor etmesi için çöle gönderildi. Vazifesi, İttifak Devletleri safında harbe sokulan Osmanlı Devleti hakimiyetindeki Arap ülkelerinde isyan çıkartmaktı.
Yüzyıllardır Türklerle beraber, huzur ve barış içinde yaşayan Araplara, milliyetçiliğin d daha önemli olduğu propagandasını yaptı. Oysa bu İngiliz casusu 1910 yılında Anadoluya geldi. Orada güya antik kazılar yapacaktı. Fakat Anadolu insanına sadece Arab Milleti düşmanlığını benimsetmek için çaba harcadı. Bir nebze başarılı da oldu. Şimdi dahi Arablara düşman bir kesim vardır.
Arablar bizim dostumuzdur.
Çünkü sevgili peygamberimiz de ARAB..
Ve Allahu Teala bu kainatı onun için yarattı.
Bizi birisi sopayla döver.
Sopaya kızarı z..
Oysa o sopayı vurana kızmalı ..
Arablar burada sopa..
Biz yıllardır evlerimizde beslediğimiz kara köpeklere arab diye isim veriyoruz.
Bu sözü söyleten ingilizlerdir.Arab Milleti kara değildir. Onlar da tıpkı biz Türkler gibi beyaz tenlidir.
Dünyaya gelmiş geçmiş en güzel insan Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed’dir,,
Elhamdülillah
 biz onu seviyoruz. 
Onu sevmeyenler Müslüman olmayanlardır. Onun neslini de seviyoruz. Peygamberimizin neslini sevmek, Onu sevmek kadar önemlidir. 

Türk Milleti ilk defa 731 yılında müslüman oldu.
TALAS MEYDAN MUHAREBESİ ..
Savaş da Arablar ile Çinliler arasındaydı. 
Arablar zor durumdaydı. 
Biz herzaman olduğu gibi zayıfa yardım ettik.
Tabii savaş kazanıldı. 
Savaşdan sonra da zorla değil kendi rızamızla MÜSLÜMAN olduk.
Arablar Osmanlı imparatorluğunun yıkılmasından sonra sahipsiz kaldılar. 
Hâttâ müslümanlar da sahipsiz kaldı. 
Bu vurdumduymazlık, ne kadar sürecek? Engelleri bir bir deviriyoruz.  Ayağa kalkıyoruz, zaferlerin ışığı yandı. Başımız dik yürüyeceğiz O sevinçli güne çok az kaldı. 
Herşey eskisi gibi olacaktır.